Gemiler gerçekte bulundukları yeri nasıl bilirler? Edwin Hutchins'in etnografik araştırmasından yola çıkan bu makale, dağıtılmış biliş, karmaşık uyarlanabilir sistemler ve etkili liderliğin neden komuta ve kontrol yerine kolektif anlam yaratmayı sürdürmekle ilgili olduğunu araştırıyor.
Teleolojiden teleonomiye, Platon’dan Camus’ya uzanan erek ve anlam arayışının modern karmaşıklık dünyasında nasıl dönüştüğünü anlatan kısa bir yolculuk.
Kaizen, bir zamanlar belirsizlik içinde kolektif öğrenmenin felsefesiydi. Zamanla Batı'da bir kontrol sistemi haline geldi. Bu makale, bu dönüşümün nasıl gerçekleştiğini ve Kaizen'in orijinal ruhunu geri kazanmanın günümüzün liderliği ve karmaşıklığı için ne anlama gelebileceğini araştırıyor.
Jacinda Ardern'in Yeni Zelanda başbakanıyken 2019 Christchurch'teki iki camiye yapılan ve 51 kişinin ölümüyle sonuçlanan ırkçı saldırının ardından tavrıyla bütün dünyaya verdiği liderlik dersi üzerinden karmaşık ve kaotik durumlarda liderlik tartışılıyor.
Karmaşık sistemlerle birlikte, sürdürülebilirlik ve organizasyon teorisi bu yüzyılın en gündemde olan konulardan. E.F. Schumacher, Charles Handy ve C.S. Holling'in geniş ve ileri görüşlü perspektifleri 20. yüzyıldan derin içgörüler sağlıyor. Bu yazı bu üçlüyü bir araya getirme denemesi.
Bu yazı Fransız devrimi örneğinde toplumda adalet algısının çökmesi üzerine toplumsal işbirliğinin de çözülebileceğini işbirliği hakkında araştırmalar yapmış Robert Axelrod ve Yuval Harari'nin tezleriyle anlatmaya çalışıyor.
Daniel Kahneman'ın Beklenti Teorisinde anlattığı bağlamla belirlenen riskten kaçınma ve risk alma davranışlarının evrimsel köklerini tartışıyoruz.
Genetik algoritmalar günümüzde birçok alanda problemleri evrimsel bir yaklaşımla çözmek için kullanılmaktadır. Bu makale, Genetik algoritmaları kullanarak yazılım hatalarını düzeltmeye yönelik bir yaklaşımdan ve diğer alanlardaki diğer kullanımlardan bahsetmektedir.
Bu yazının ilk kısmında her yerde içinde olduğumuz sosyal, ekonomik, biyolojik, ekolojik, elektronik ağ yapıları içinde daha çok bağlantısı olanın tercih edildiğini gösteren Barabási-Albert modelini açıklıyorum. İkincisinde ise bu ağlarda yaşamanın stratejileri ve tuzaklarını ele alacağım.
Sığırcık veya balık sürülerinin basit kurallarla hareket edip karmaşık davranış örüntüleri yaratması bize karmaşık sistemleri anlamada ışık tutuyor.
Doğanın karmaşasına bakışımız idealist uyum arayışlarımızın etkisinden kurtulmasıyla olgulara bakışımız da Gauss’un normal perspektifinden çıkıp Pareto’nun güç dünyasına kayıyor.